Sacred Citadel

  • Oyun Bilgileri
  • Ekran Görüntüleri
  • Oyunun Fragmanı
  • Oyunu İndir
Sacred_Citadel_afis

En koyu Sacred severlerden ilk paragraftan özür diliyorum çünkü bu umduğunuz o hack and slash RPG değil. Ama durun, öyle hemen burun kıvırmayın. İşin içinde bir Hack and Slash durumu mevcut. Kötüye karşı da savaşıyor, büyüler yapıp, orcları, terbiyesiz büyücüleri, tumturaklı (bu kelimeyi seviyorum be) savaşçıları adabıyla kesiyoruz. Kes Biç Parçala, yana doğru ilerle, geçmişi yad et… En önemli şeyi söylemeyi unuttum; Sacred 3 için ısınma turlarını atmak istiyorsanız bu kapı o aradığınız kapı.

Sayı saymayı bilmeyen ork

Sacred Citadel’in bildiğiniz Sacred’la sınırlı bir müsabeti var; aynı ismi taşıyor, Sacred oyunlarıyla aynı arka planı taşıyor ve tabii ki Sacred 3 çıkmadan önce başka bir firmanın ellerinde bulunuyor. Türü tam olarak Side Scrolling Hack And Slash (diğer bir değişle ilerlemeli dövüş, kızmayın yav, isteyince söyleniyor Türkçesi). Elimizde seçebileceğimiz dört kahraman var. Seraphim Mage, Safiri Warrior, Ancarian Ranger ve Khukhuri Shaman.

Bir gün sakin sakin hancıya ahkam keserek bir hanın tozlu salonlarında oramızı buramızı kaşırken, üslup bilmeyen bir köylü soylu kahramanlarımızı çığlıklarıyla rahatsız eder. Aman taaanrrıııım, köy işgal edilmiştir, canını seven kaçsındır ve altta kalanın canı çıksındır. Kahramanımızın altta kalmak gibi alışkanlıkları hiç olmadığından çeker kılıcını ve başlar adam kesmeye. Bu işi sonu Seraphimler’in bin yıldan sonra yeniden kılıçlarını kuşanmalarına kadar gidecektir. Aksın orc kanı, fırlasın kelleler, işin güzel yanı, oyuncu bu işten ne bekler gibi garip ve başarısız bir kafiyeyle klişe hikayeden sıyrılıp oynanışa dalabiliriz.

Öncelikle grafiklerimiz sulu boya bir tablodan farksız. Ya çok seveceksiniz ya nefret edeceksiniz. Ben çok sevenler takımındayım, sizi bilmem. Çoğu insana kötü görünse de el çizimi gibi görünen grafikler, çoğu zaman capcanlı geri planlarla birlikte benim çok hoşuma gitti diyebilirim. Özellikle dış mekanda çarpıştığımız bölümlerdeki renk paletine bayıldım ciddi anlamda. Işıklandırmalar, yağan yağmur, kar, büyü efektleri, kılıç çarpışmaları hepsi çok hoş görünüyor. Ama burada ufak bir sorunumuz var, oyun ne yazık ki 1920×1080 çözünürlüğü desteklemiyor. O yüzden “.ini” dosyalarını biraz kurcalamanız lazım. Bölümler arasında yemyeşil ormanlar, grinin elli tonunda madenler, çamaşır suyu dökülmüş bez parçasına benzeyen bataklıklar gibi çeşitli bölümlerimiz mevcut.

Karakterlerimizi seçtik ve oyun başladı. Dilerseniz tek kişi olarak devam edebileceğini gibi yanınıza üç arkadaşınızı alıp aynı PC’den veya internet üzerinden diğer insanlarla birlikte kooperatif bir oyun deneyimi yaşayabilirsiniz (kooperatif deyince hep bizim küçüklüğümüzdeki o ucuz, aylık taksiti olan binalar aklıma geliyor). Yalnız şimdilik Online çevrelerde birilerini bulmak ziyadesiyle zor. Bulsanız da ya sizden çok yüksek seviyedeler ya da oyuna sıfırdan başlamak istiyorlar… Sanırım Sacred: Citadel de her ucuz oyunun online kısmı gibi tez zamanda unutulup gidecek.

Mustapha’yı bilir misiniz, Mustapha’yı?

Cadillac and Dinosaurs olsa da biz o oyuna hep Mustafa derdik, o oyun aklıma geldi Sacred oynarken. Gerçi onun çeşitliliği ve uzunluğu Sacred’da yok ama oynanış temel olarak aynı. Klavyenin sol tuşuna abanarak elimizdeki kılıçları kullanıyoruz, yukarı tuşuna basarak da sınıfımıza özel saldırımızı yapabiliyoruz. Garip bir kombo sistemi oluşturmuşlar gerçekten. Bu iki tuşla birlikte W,A,S,D tuşlarını da katarsak elimizde 10 kadar kombo oluyor. Buraya kadar her şey güzel, yaratıkları kesmek eğlenceli fakat. Ben ne yaptıysam bir türlü adam akıllı bir kombo zinciri oluşturamadım. Uppercut attığım düşmanı sıçrayarak havada kesmeye devam etmek ya da yerde özel bir hareket yapıp ardından uppercut atma imkanı çok az. En fazla bir kaç darbe daha vurabiliyorsunuz. Düşmanlar genelde hareketlerimden sonra ya yere düşüp menzilimden çıktılar ya da ekranın uzak bir köşesine fırladılar. Yukarıda kombo zinciri olarak oyun bir şeyler sayıyor ama genelde bu darbe almadan ya da hamle kaçırmadan yaptığımız vuruşların sayısı, tabii 99′dan sonra saymayı bırakıyor. Bu oyunun sayı saymayla ilgili hakikaten problemi var. Kooperatif olarak düşünüldüğünden mi bilemiyorum ama hareket listesinde yazan şeyleri gördükten sonra hayalini kurduğum kombolu dövüş sistemini ne yazık ki bulamadım. Yer yer hantallaşan sistemde, akıcılık arayanlar için kötü bir haber.

Oyun beş, taş çatlasın altı saat sürüyor. Bu altı saat süresince düşmanlarınızdan yığınla deneyim puanı topluyor ve tabii ki seviye atlıyorsunuz. Seviye atladıkça aldığınız yetenek puanlarını dört temel yetenekten birine atıyorsunuz. Top sektirme, Dribling yapma öhöm Attack, Defense, Dexterity, Power olmak üzere bu puanları dağıtabiliyorsunuz. Herhangi bir kısıtlamanın olmaması güzel ama genelde sınıfınıza özel yeteneklere yönelmek istiyorsunuz. Tabii ki kılıçlarla psikopata bağlayan bir büyücü yaratıp yaratmamak sizin elinizde.

Kahramanınız seviye atladıkça yeni özellikler kazanıyor ve tabii ki skill puanlarıyla çok daha ölümcül hale gelebiliyor. Dilediğiniz bölümü yeniden yüksek seviyeli karakterinizle oynama imkanınız var ve işin güzel tarafı level scaling denilen bir şey yok. Yani 30. seviyedeki bir kahramanla birinci bölüme başladığınızda adeta bir yarı tanrı olduğunuz hissediyor, yeşil ördek gibi parıldayan ork kardeşlerimize üflediğiniz anda yıkabiliyorsunuz. Oyunu daha zor seviyelerde oynamak isteyenler için kötü haber ama ben level scaling sisteminden zerre hazzetmediğimden benim hoşuma gitti. Her karakterin kendine has özellikleri var ve bu özellikler genelde POWER ATTACK şeklinde vücut buluyor. Power barımız düşmanlara saldırdıkça doluyor ve üç kademeye sahip. Üçüncü kademede zaten sapıtıklık seviyesine ulaştığınızdan düşmanlarınıza acımamak elde değil. Bu saldırılar kademe kademe dolduğundan dilerseniz üçüncü seviyeye kadar bekler öyle kullanırsınız, ya da daha ilk seviyede harcayıp canınızı kurtarabilirsiniz. Mage’de üçüncü seviyede rakiplerinizi tavuğa çevirmek gibi edepsizce bir hareket yapabiliyorsunuz benden duymuş olmayın. Sınıflar genelde yakın dövüş silahlarını ortak olarak kullanabiliyorlar ama her sınıfın kendine özgü silahları da mevcut. Zaten o incecik kollarla boyundan büyük Mace’i kaldırmanı istemezdim benim zarif büyücüm. Oyunda yüzden fazla silahın da bulunduğunu belirtsem iyi olacak galiba (iyi oldu değil mi? Evet). Silahlar da verdikleri fiziksel ve elemental hasarlara göre değişkenlik gösteriyor. Olur da kendinizden yüksek seviyeli birilerinin oyununa girip hızlı bir şekilde power levelling yapmak istiyorsunuz fakat düşen silahı seviye sorunundan dolayı alamıyorsunuz; bölüm aralarında kasabalara dönüp o silahları topladığınız altınlarla edinebilme imkanınız var.

Oyunda yaratık çeşitliliği orta karar. Cahil cühela orklardan, mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi madencilere, dev sivrisiniklerden, izbandut trollere kadar bir dizi düşmanla savaşabiliyorsunuz. Hepsinin zayıf yönleri olduğu kadar araya aldılar mı anında öldürecek kadar güçlü yanları da bulunuyor. Bunun yanında boss savaşlarında yine çeşitlilik hakim. Her ne kadar kısıtlı bir kısır döngü içinde aynı hareketleri tekrarlasalar da kısa oyun süresine şenlik kattıklarını söyleyebilirim. Özelikle boss savaşlarından sonra düşen güzel itemlarla kendinizi bir nebze daha güçlü hissediyorsunuz. İçinizdeki o item manyağını tatmin etmekten çok uzak olsa da elinizdekinden daha güçlü ve daha cıvıl cıvıl bir silah görünce neşe doluyor insan.

Sesler konusunda bir sıkıntım yok. İçinde bulunduğunuz fantastik evreni çok güzel yansıtıyorlar. Oyunun yakalamaya çalıştığı mizahi bir hava var ve dialog seslendirmeleri genel anlamda bu havaya uygun. Madende tepeden düşen bir adam, annelerinin sözünden çıkmayan orclar, ortalık sessizleştiğinde kulağınıza çalınan kuş sesleri, kahramanlarınızın naraları derken herşey uyum içinde ve birbirini çok güzel tamamlıyor. Fakat internete şöyle bir baktığımda milletin ayılıp bayıldığı müziklere ben sadece ilk Act boyunca dayanabildim. Sonrasında tamamen kısmak zorunda kaldım. Çünkü her ne kadar eski oyunlardaki gibi midi bir hava yakalanmaya çalışılmışsa da çoğu zaman anlamsız keyboard vuruşlarının ve ritmi kaçan davullardan başka bir şey duyamadım ben. Blind Guardian Battalions of Fear’la iyi gidiyor. Buradan duyurulur.

Güzel güzel anlattım ama nedir bu puan diyen arkadaşlar için başlayayalım açıklamaya. 20. Seviyeden sonra ne yazık ki sürekli aynı hareketleri tekrarlıyorsunuz. Biliyorum “brawler” dedikleri bu türde zaten kırk tane hareket bekleme diyenler vardır ama düşmanlarınızı bir duvara sıkıştırıp onlar ölene kadar otuz kere aynı komboyu tekrarlamak can sıkıyor. Oyunun sizi farklı taktiklere yönelttiği tek anlar boss dövüşleri, onun dışında rakiplerinizle hep aynı şekilde savaşıyorsunuz ki bu da bir zaman sonra can sıkıcı hale gelebiliyor. Buna ek olarak piyasada benzer ve çok daha uzun sürecek yığınla oyun varken bu oyun rakiplerine göre fazlasıyla kısa kalıyor. Gerçi farklı karakterlerle oyunu dört kez üst üste bitirebilirsiniz ama oyun size farklı bir şeyler sunmayacağı için defalarca bitirmenin bir anlamı yok.

Sonuç olarak Sacred Citadel sulu boya grafiklerle, eğlenceli oynanışı fakat hitap ettiği kısıtlı kitleyle birlikte oyna unut tarzı bir oyun olmuş. İki boyutlu bir ortamda, hoş grafiklerle kese biçe ilerlemek, arkadaşlarınızla hoşça vakit geçirmek istiyorsanız bir tane edinmekte fayda var. Özellikle kolay kombo sistemiyle hanımlarla birlikte keyifle oynanabilir. Fakat tek başına takılmak isteyenler için işler biraz sıkıcı hale gelebilir, demedi demeyin. Sacred 3′ü beklerim, başlangıç umrumda olmaz, izlerim videolarını diyenler için ise; eh doğru söze ne denir?

Minimum Sistem Gereksinimleri:
OS: XP(SP3) / Vista / Win7
Processor: 2GHz Dual Core
Memory: 2 GB RAM
Graphics: Nvidia GeForce 8600 or better, ATI Radeon HD 2600 or better
DirectX: 9.0c
Additional: GPU Memory: 256MB

Tür: Aksiyon, Macera
Platform: PC
Boyut: 1.11 GB
Crack: FLT
Kaynak: Zamunda
Dil: İngilizce

Rar Şifresi: www.torrentoyunz.com

Sacred_Citadel_5

Sacred_Citadel_4

Sacred_Citadel_3

Sacred_Citadel_2

Sacred_Citadel_1

Sitemizde bulunan dosyaların rar şifresi aksi belirtilmediği sürece www.torrentoyunz.com'dur.
Ad Soyad:
E-Mail:
Yorumunuz: